|
|
Prof. Dr. Cengiz KUDAY - 28 Nisan 2009
Üniversiteden Ses Bekliyoruz
İstanbul Üniversitesi 550 yıllık onurlu bir geçmişi olan köklü bir üniversitedir. İstanbul Üniversitesi Türk. toplumunun en zor zamanlarında daima öncülük görevini yerine getirmiştir. Örneğin Çanakkale'de büyük yararlılıklar yapmıştır. İzmir'in işgaline karşı üniversitenin öğrencileri protesto etmekten geri kalmamışlardır.
Mütareke basınında yer alan Rıza Tevfik, Ali Kemal, Cenap Şebabettin, Hüseyin Daniş gibi işbirlikçi yazılar yazan öğretim üyelerinin görevden alınması için öğrenciler 30 Mart 1922'de harekete geçmişlerdir.
Ulusal Savaş'ta Sivas Kongresi'ne delege göndermişler ve Tıbbiye Mektebi'nden Hikmet Savaştepe ve Yusuf Balkar delege seçilmiştir. Öğrenciler arasında toplanan parayla tıbbiye öğrencisi Hikmet Savaştepe Sivas'a gitmiştir ve manda yönetimini kabul etmeme yönünde mücadele vermiştir. 1940'lı yıllarda Almanya'dan kaçan çok değerli bilim adamlarına İstanbul Üniversitesi kapılarını açmıştır. 1960 öncesi gençlik hareketlerinde liderlik yapmış öncü rol oynamıştır.
Son günlerdeki olaylar karşısında üniversiteden bir ses gelmesini bekledim.
Benim üniversitemin birkaç üyesinden başka ses gelmedi.. Başta çok sevdiğim saydığım, yazılarını zevk ve hevesle okuduğum hocam Prof. Dr. Erol Manisalı; diğeri, fikirlerinin hepsine pek katıldığımı söyleyemeyeceğim, fakat cesareti ile, dik duruşu ile, geçmişte tıp bilimi için, bugünse gençler için yaptıkları ile hayranlık duyduğum hocam Prof. Dr. Türkan Saylan’a buradan samimi olarak, üniversitemle birlikte, destek olmayı umuyor ve bekliyorum.
Fakat sevgili kardeşim Dr. Mehmet Haberal'a (1968-1969) Hacettepe'de geceleri aynı odayı paylaştığım bir asistan arkadaşı olarak seslenmek istiyorum.
Sevgili Mehmet, geceleri saat 3,30'da kalkıp ayakkabılarını parlattığını; erken kalkıp herkesten önce pansuman arabasını kapıp hastalarının pansumanlarını yapıp sabah 6.30'da ameliyathanede hastayı hazırlayıp hocanı beklediğin günler hep hatırımda. Bilmiyorum artık, hocamız Prof. Dr. Hüsnü Göksel Bey'in o çok önemli derslerini hatırlıyor musun?
Cerrahı şöyle tarif etmişti:
Cerrah bir büyük kuşa benzer.. Bir kanadında mesleki ustalık ve bilgisi ve birikimi varsa; öbür kanadında bilgelik, insan sevgisi, yurt sevgisi vardır. Bu kanatlardan biri olmazsa o kuş açamaz.. ve ilave etmişt:
Bir gün gelir köşene çekilir ve düşünürsen, önünden bir hastalar ordusu geçer. Bunların bir kısmını iyileştirmişsindir; bir kısmına ise istemeden de olsa faydalı olamamışsındır. Bir kısmı sana müteşekirdir. Bir kısmı ise farklı duygular içerisindedir. İşte bu faydalı olduğun kişilerin sayısı diğerlerinden fazla ise sen başarılısındır.
Sevgili Mehmet, bu faydalı olduğun, şifa verdiğin kişilerin sayısının çok fazla olduğunu ben ve herkes biliyor.
Bunların duaları ve iyi dilekleri senin bu geçici sıkıntılı günlerinde yanında olacaktır.
Unutma, her gecenin bir sabahı vardır.
Oda arkadaşın, meslektaşın Cengiz.
|
|