My Life in Burns »
Transplantation in Turkey »

Kamuoyu Açıklamaları »








Emre Kongar - Cumhuriyet - 23/08/2009

Mehmet Haberal'ın Tutuksuz Yargılanması İçin 893 Neden

İçerdeki ve dışarıdaki sevgili okurlarım...
Bu pazar size yaşam ve ölüm hakkında, ama bu ikilemin olumlu tarafından konuya yaklaşan, "hayat kurtarma" konusunda umutlu bir yazı yazmak istiyorum.

Bazen bir fotoğraf, bir sözcük, bir resim, bir karikatür ya da bir sayı veya rakam, koca bir kitapta anlatılmaya çalışılan anafikri çok daha kısa, çarpıcı, akılda kalır bir biçimde ifade edebilir.

15 Ağustos 2009 itibarıyla Prof. Mehmet Haberal'ın Başkent Üniversitesi hastanelerinde organ nakli yapılmasını bekleyen hasta sayıları şöyle:

Ankara'da böbrek nakli bekleyenler: 467 kişi.
İstanbul'da böbrek nakli bekleyenler: 26 kişi.
Konya'da böbrek nakli bekleyenler: 56 kişi.
Adana'da böbrek nakli bekleyenler: 157 kişi.
Toplam böbrek nakli bekleyenler: 706 kişi.
Ankara'da karaciğer nakli bekleyenler: 163 kişi.
İstanbul'da karaciğer nakli bekleyenler: 8 kişi.
Konya'da karaciğer nakli bekleyenler: 5 kişi.
Adana'da karaciğer nakli bekleyenler: 10 kişi
Toplam karaciğer nakli bekleyenler: 186 kişi.
Toplam organ nakli bekleyenler: 892 kişi.

işte size organ nakli konusunda Türkiye'de öncülük yapmış...

Sadece cerrahi açıdan değil, kamuoyu oluşturarak, yasaları değiştirtebildiği için toplumsal liderlik açısından da binlerce kişinin hayatının kurtulmasını sağlamış...

Dünya çapında bir doktorun...
Ne kadar ciddi ve ne denli hukuka uygun olduğu son derece tartışmalı nitelik taşıyan bir iddianame ile yargılanırken...

Yapılan işlemlerin hukuka aykırılığı iddialarını da bir yana bırakarak...
Tutukluluk halinin kaldırılması için 892 neden.

Konuyu kamuoyunun dikkatine ilk kez sevgili dostum Hıncal Uluç getirdi.
Doğrusu böyle bir öneriyi köşesine taşıyan ilk yazar olduğu için kendisine gıpta ettim...

Şimdi gelelim 893'üncü nedene:

Değerli hoca, yetenekli cerrah, büyük insan Prof. Mehmet Haberal 1944 Rize doğumludur.
Bugün 65 yaşındadır.
Bir cerrah ne kadar deneyimli olursa olsun...
Kendine ne denli iyi bakarsa baksın...
Bedenen ve zihnen ne kadar formda olursa olsun...
Gözü ne denli keskin, eli ne ölçüde hassas, sinirleri ne denli sağlam olursa olsun...
Tabiat hükmünü icra eder...
Bu büyük insanın, bu yetenekli cerrahın hayat kurtarmak için ameliyat yapabileceği yıllar artık sayılıdır.
Ve biz az sayıda kaldığı için çok çok değerli olan bu yılları, onu hapiste tutarak israf ediyoruz.
Sağlam girdiği davada, tutuklanmanın yaşattığı stresle, onu günde on beşten fazla ilaç alan bir kalp hastası haline getirdik...
Tutuklamakla da yetinmedik, hastanelik ettik...
Bırakın önündeki sayılı yılları kullanmasına destek vermeyi o yılların sayısını azaltıyoruz.

Yazıktır, günahtır:
Hayır sadece Prof. Mehmet Haberal'ı kastetmiyorum, ona tabii yazık ve günah...

Ama onun örnek olduğu topluma, ondan şifa bekleyen hastalara, üniversitesine, meslektaşlarına, öğrencilerine, Türkiye'ye, insanlığa yazıktır günahtır...

Bilmiyorum, kendilerini başkalarının hayatlarını karartmaya adamış insanların yönettiği bir toplumda, başkalarına hayat veren bir umut insanın ışığı vicdanları aydınlatabilecek midir?

ekongar@cumhuriyet.com.tr
www.kongar.org


Prof. Dr. Mehmet Haberal