|
|
Hasan Pulur - 15/04/2009
Lavoisier’den Haberal’a...
EĞER bu memlekette, Prof. Türkân Saylan’ın evinde de gizli bir örgütle ilgili arama yapılmışsa...
Abdülhak Hamit:
“Tad yok gecesinden gündüzünde
Ben neyleyim bu yeryüzünde” der.
İçinizden sizin de böyle demek geçmez mi?
Türkân Saylan gibi, ömrü boyunca çağdaşlık, eğitim, öğretim için varlığını ortaya koyan, kız çocukları okusun diye çırpınan, yüzlerce çocuğa imkân veren birinin de evinde arama yapılacak, hem de gizli örgütün belgeleri aranacaksa başka diyecek ne var?
* * *
DEMEK ki her şey boşunaymış, her şey boşuna söylenmiş, boşuna yapılmış, her şey boşuna düşünülmüş.
Eski bir deyim vardır:
“Mençe guyem, tamburem çe zened”
Deyim Farsçadır, Türkçesi:
“Ben ne söylerim, tamburum ne çalar?”
Gerçekten öyle...
Her şey boşunaymış, “Ko gitsin rahvan” derler, o biçim...
* * *
TİJEN Mergen, Milliyet’in “Baba Beni Okula Gönder” kampanyasını Türkân Saylan’ın Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’yle birlikte yürüten genç kadın.
O, binlerce kız çocuğunu okula göndermek için çırpınırken, onu gözaltına gönderdiler.
* * *
CELAL Vardar’ın “Marifet” isimli üç dizelik bir yergisi vardır:
“Suya dokunmazmış,
Sabuna dokunmazmış
Pise bak.”
Şöyle bir çevreninize bakın, ne kadar da suya sabuna muhtaç adam var görürsünüz, görmeniz yeter, sakın koklamayın.
* * *
SEZAR’ın ünlü bir sözü vardır, kendisini arkadan hançerleyen manevi oğluna, “Sen de mi Brütüs?” demiştir.
Meğer bu sözün devamı da varmış:
Sezar “Sen de mi Brütüs” dedikten sonra, son nefesini verirken, “Öyle ise öl Sezar!” demiştir.
Nedense, bu lafı pek söylemezler!
* * *
GÖZALTINA alınan Prof. Mehmet Haberal, eski Cumhurbaşkanı Demirel’e anlatmış, Demirel de, Ertuğrul Özkök’e...
Haberal, kendisini almaya gelen polislere, “Dün ameliyat ettiğim hastalar var, onlara bakıp geleyim” demiş, buna bile izin vermemişler.
* * *
LAVOISIER’nin toprağı bol olsun.
Lavoisier de kim?
Okullarda Lavoisier Kanunu okutulur; öğrenciler bu fizik, kimya kanununu bilirler ama, kanuna adını verenin siyasi kimliğini pek bilmezler...
Lavoisier bir bilim adamıdır, Fransız devriminde milletvekilidir, daha sonra devrim onu yargılamıştır ve kellesi uçurulmuştur.
Yargılanırken, üstünde çalıştığı deneyleri bitirmek için Devrim Mahkemesi’nden izin istemiştir.
Yargıcın cevabı ünlüdür:
“Cumhuriyetin bilginlere ihtiyacı yoktur.”
* * *
FRANSIZ Devrimi:1789
Prof. Haberal’ın gözaltına alınışı:2009
Tam 200 yıl sonra, ne benzerlik değil mi?
Biri gidip deneylerimi sonuçlandırayım, diyor, diğeri ameliyat ettiği hastaları ziyaret etmek istiyor.
* * *
ŞİMDİLİK “ikinci” baskı:
“Önce sosyalistleri topladılar
Sesimi çıkarmadım,
Çünkü ben sosyalist değildim.
*
Sonra sendikacıları topladılar
Sesimi çıkarmadım,
Çünkü sendikacı değildim.
*
Sonra Yahudileri topladılar
Sesimi çıkarmadım,
Çünkü Yahudi değildim.
*
Sonra beni almaya geldiler
Benim için sesini çıkaracak
kimse kalmamıştı.
Papaz Martin Niomeller”
|
|