My Life in Burns »
Transplantation in Turkey »










KAMUOYU AÇIKLAMASI


Malumunuz olduğu üzere, 19.01.2011 tarihinde TC.Adalet Bakanlığı'na bağlı HSYK Müfettişleri nezaretinde hareket eden İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli sivil giyimli ve silahlı 15 Emniyet Görevlisi tarafından, Nöbetçi Jandarma Görevlilerine karşı "FİZİKİ GÜÇ" kullanılarak, ETKİSİZ HALE GETİRİLMEK suretiyle, müvekkilimiz Prof.Dr.Mehmet Haberal'ın, İ.Ü.Kardiyoloji Enstitüsü'ndeki odasına zorla girilerek "YAŞAM HAKKINA" ve "HASTA HAKLARINA" ağır saldırıda bulunulmuştur.

Bilahare, müvekkilimiz Prof.Dr.Mehmet Haberal'ın can ve mal güvenliğini korumakla yükümlü olmasına rağmen "YAŞAM HAKKINA" yönelik bu ağır saldırıyı engelleyemeyen Metris Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığı ile Metris Ceza İnfaz Kurumu tarafından, maalesef "OLASI SORUMLULUKTAN" kurtulmak amacıyla işbirliği içerisine girilerek, TC.Adalet Bakanlığı Metris 1 ve 2 No'lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı'nca verilen 09.02.2011 tarihli ve 2011/4 sayılı karar uyarınca, halen "AĞIR HAYATİ RİSK" nedeniyle İstanbul Mehmet Akif Ersoy Araştırma ve Eğitim Hastanesi'nde tedavi altında bulunan müvekkilimiz Prof.Dr.Mehmet Haberal'ın "ON İKİ GÜN SÜRE İLE HÜCREYE KOYMA" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Şu hususu üzülerek belirtmek isteriz ki, Metris Ceza İnfaz Kurumu tarafından şeklen yürütülen bu soruşturma sürecinde, müvekkilimiz Prof.Dr.Mehmet Haberal'ın, olay tarihindeki yasal refakatçisi Muhammet Lütfullah Hüsrev'in, Nöbetçi Jandarma Timi ile ilk etapta, kim oldukları anlaşılmayan 15 kişilik sivil giyimli ve silahlı Emniyet Gücü arasında koridorda "SİLAHLI ÇATIŞMA ÇIKMASI" ihtimaline binaen, TCK'nun 25/2.maddesinde bir HUKUKA UYGUNLUK SEBEBİ olarak gösterilen "ZORUNLULUK" nedeniyle, o sırada kolunun altında KAPALI DURUMDA bulunan dizüstü bilgisayarı ile MÜVEKKİLİMİZİN ODASINA GİRMEK MECBURİYETİNDE KALIP KALMADIĞININ TESPİTİ için Muhakkik Osman Gök ve Metris Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından RESEN araştırılması zorunlu olan "EMNİYET KAMERASI" görüntüleri ile İ.Ü.Kardiyoloji Enstitüsüne ait "GÜVENLİK KAMERASI" görüntüleri, müteaddit taleplerimize rağmen kasten dosyaya getirtilmemiş ve dinlenen tanık beyanları tahrif edilerek "SAVUNMA HAKKIMIZ KISITLANMIŞTIR"

Ancak, sözkonusu kamera kayıtları, müteaddit taleplerimize rağmen HSYK Müfettişleri ve de Metris Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nce bugüne kadar tarafımıza verilmemesine karşılık, maalesef bir bölümü 29.01.2011 tarihinden itibaren, çeşitli basın-yayın kuruluşlarına HUKUKA AYKIRI olarak SERVİS EDİLEREK, müvekkilimiz Prof.Dr.Mehmet Haberal'a karşı İFTİRA, ADİL YARGILAMAYI ETKİLEMEYE TEŞEBBÜS, ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL VE HAKARET SUÇLARI İŞLENMEYE DEVAM EDİLMİŞTİR.

"YARGI BAĞIMSIZLIĞI" konusunda bilhassa son dönemlerde ardı ardına meydana gelen tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen, Adaleti her zaman ülkesinde arayıp, bulmaya çalışan müvekkilimiz Prof.Dr.Mehmet Haberal tarafından hukuka aykırı eylemleri gerçekleştiren tüm sorumlular hakkında, TC. ADALET BAKANLIĞI; TC.İÇ İŞLERİ BAKANLIĞI; CUMHURBAŞKANLIĞI DEVLET DENETLEME KURULU BAŞKANLIĞI , BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU BAŞKANLIĞI, GENELKURMAY BAŞKANLIĞI VE JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI'NA gerekli SUÇ DUYURULARINDA bulunulmuştur.

Halen "AĞIR HAYATİ RİSK" altında İstanbul Mehmet Akif Ersoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gören müvekkilimiz Prof.Dr.Mehmet Haberal'ın, olay tarihinde İ.Ü.Kardiyoloji Enstitüsü'ndeki odasında şahsına ait bilgisayar,internet bağlantı cihazı ve cep telefonunun bulunmadığı gerçeği, bugüne kadar dinlenen tüm tanık beyanları ile tarafımıza halen verilmeyen kamera kayıtları ve Turkcel VIN cihazına ait ayrıntılı fatura dökümü ile sabit olmasına rağmen, müvekkilimize uygulanan ZULMÜN NİHAİ NOKTASI olarak "12 GÜN SÜREYLE HÜCREYE KONULMA CEZASINA" çarptırılması "YAŞAM HAKKINA" kast edildiğinin açık göstergesidir.

Üzülerek söylemek gerekirse, geçtiğimiz günlerde Diyarbakır D Tipi Cezaevinde, HİZBULLAH TERÖR ÖRGÜTÜ'NE mensup bazı hükümlülerin "İnternete girip cezaevi şifresini kırarak, devlete ait gizli bilgilere ulaştıkları, yasak sitelere giriş yaptıkları, internet üzerinden terör örgütünü yönettikleri" Diyarbakır Cezaevi Müdürlüğü tarafından yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen 01.07.2010 tarihli tutanak ve ekindeki TEKNİK raporlar ile tespit edilmiş olmasına rağmen, bu durumun, ilk olarak 28.09.2009 tarihli TBMM İnsan Hakları Alt Komisyonu Raporu'nda gizlenmeye çalışılması ve olayın, ortaya çıkması üzerine Adalet Bakanlığı ve Diyarbakır C.Başsavcılığı tarafından ardı ardına kamuoyuna yazılı açıklamalarda bulunularak, olayın örtbas edilmesine çaba gösterilmesine karşılık, 23 aydır suçunun ne olduğunu bilmeden, SİYASİ BASKI altında, hürriyetinden kasten mahrum edilen dünyaca tanınmış saygın bir bilim adamı olan müvekkilimiz Prof. Dr. Mehmet Haberal'a karşı kurulan bu ÇİRKİN KOMPLO, yaşanan haksızlığın ve insanlık dışı muamelenin tüm boyutunu gözler önüne sermektedir

Son günlerde, artık herkes tarafından da kabul edildiği üzere, Demokratik bir Hukuk Devleti'nde hiçbir şekilde yaşanmaması gerektiğine inandığımız bu hukuka, kanuna ve insan haklarına açıkça aykırılık teşkil eden uygulamaları gerçekleştirenleri şiddetle kınadığımızı bir kez daha belirtir, müvekkilimizin "YAŞAM HAKKINA" ve "HASTA HAKLARINA" kasten müdahale niteliğini taşıyan bu hukuka aykırı eylemleri gerçekleştiren tüm sorumlular hakkında derhal yasal işlem başlatılacağını kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunuyoruz.

Prof.Dr.Mehmet Haberal Müdafileri
Av.Dilek Helvacı-Av.Yasemin Antakyalıoğlu

01.05.2009 tarihinden itibaren ziyaretçi sayısı : 190405